Öncelikle bu tabiri kullandığım için tüm
Azerbaycanlı kardeşlerimden ve tüm Türkiye’den özür diliyorum. Ancak Türklere
karşı girişilen asıl soykırım girişimleri haddini aşmış bulunmaktadır. Osmanlı
ile 600 sene bu coğrafyanın ekmeğini yiyen bir millet… Osmanlı’nın evinin
çocukları olan Ermeniler hiçbir zaman biz Ermeniler ayrı bir millet kurmak,
ayrı bir devlet kurmak istiyoruz demediler. Biz Osmanlı’yız diyorlardı onlar
da. Ancak Osmanlının son dönemlerindeki zayıflığından faydalanarak o dönemdeki
milliyetçilik akımının da etkisiyle başka bir ruha büründüler. O zaman bu
zamandır Türklerle bir alıp veremedikleri var. Şimdi Türklere karşı
giriştikleri soykırımlardan biri olan HOCALI KATLİAMI’nı dilimizin döndüğü
kadar anlatmaya çalışalım…
Katliamın
Merkezi Hocalı
Ermenistan ve Azerbaycan arasında bir
Karabağ bölgesi vardır. Karabağ bölgesinin yukarısında da Dağlık Karabağ
bulunmaktadır. İşte katliamın yapıldığı Hocalı buradadır. Hocalı 936 km²’lik
alana on bir bin küsur bir nüfusa sahip bir yerleşim yeriydi. Stratejik açıdan
önemli yerde bulunuyordu. Ağdam-Şuşa, Eskeran-Hankendi yollarının üzerinde bulunuyordu.
Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından da kolayca işgal edilebilecek bir
mevkide bulunan Hocalı bu açıdan savunmasızdı. Savunmasız olduğunun diğer bir
göstergesi de o dönemde Hocalı Azerbaycan Askerleri tarafından korunmuyordu.
O
Gece Hocalı
Hocalı,
öncelikle Ermeni askerleri tarafından 1992 yılının 25 Şubatını 26’sına bağlayan
gece giriş çıkışa kapandı. Ardından da katliama başlamışlardır. Bir savaş
yapacaksanız askerlerle beraber yapın bre Allahsız kitapsızlar… Savaşın da bir
onuru vardır. Sivil, yaşlı, genç, çoluk çocuk demeden ortalığı yakıp yıkmanın
anlamı ne? O katliamda 83 çocuk, 106 kadın ve 70 civarı yaşlı olmak üzere 613
Türk katledildi. En acısı da hamile kadınlar ve çocuklar da burada adeta kırıp geçirilmiştir.
Batı
Basınından Açıklamalar
Batı
tarafından Ermenilerin yapmış olduğu bu soykırıma karşı çok sert tepkiler
geldi. Ama olan olmuştu artık. Bir Ermeni gazetecinin kitabından şunlar
yazılmış: “...Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup,
Hocalı’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip
yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden
yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu.
Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan
isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm
cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık
işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa’ya döndüm. Onlar
Haç’ın hatırı için savaşa devam ettiler.”
Giden canların hesabını kim verecekti. Allah
bunları katında karşısına bile almayacaktır bunları. Yerleri cehennem çukurunun
dibidir… Bu savunmasız insanlara yapılan işkenceleri buraya yazmaya elim
varmıyor… Gerisini siz düşünün artık… Bize düşen şey: kendi haksız sözde
mücadelelerini olmayan belgelerle soykırım yaptığımızı söylüyorlar, biz ise
haklı mücadelemizi belgelerle dünya kamuoyuna ispatlayamıyoruz. Bunu yapmamız
lazım. Bu alçakça vahşeti tüm dünyaya yetkili mercilerin anlatması lazım… Yoksa
Ermeniler daha çok haklı çıkar…
Selam ve dua ile…
İBRAHİM YAVUZ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder