25 Şubat 2017 Cumartesi

TÜRKLER’E KARŞI “KAZIMA” OPERASYONU: “HOCALI KATLİAMI”


   Öncelikle bu tabiri kullandığım için tüm Azerbaycanlı kardeşlerimden ve tüm Türkiye’den özür diliyorum. Ancak Türklere karşı girişilen asıl soykırım girişimleri haddini aşmış bulunmaktadır. Osmanlı ile 600 sene bu coğrafyanın ekmeğini yiyen bir millet… Osmanlı’nın evinin çocukları olan Ermeniler hiçbir zaman biz Ermeniler ayrı bir millet kurmak, ayrı bir devlet kurmak istiyoruz demediler. Biz Osmanlı’yız diyorlardı onlar da. Ancak Osmanlının son dönemlerindeki zayıflığından faydalanarak o dönemdeki milliyetçilik akımının da etkisiyle başka bir ruha büründüler. O zaman bu zamandır Türklerle bir alıp veremedikleri var. Şimdi Türklere karşı giriştikleri soykırımlardan biri olan HOCALI KATLİAMI’nı dilimizin döndüğü kadar anlatmaya çalışalım…

   Katliamın Merkezi Hocalı

   Ermenistan ve Azerbaycan arasında bir Karabağ bölgesi vardır. Karabağ bölgesinin yukarısında da Dağlık Karabağ bulunmaktadır. İşte katliamın yapıldığı Hocalı buradadır. Hocalı 936 km²’lik alana on bir bin küsur bir nüfusa sahip bir yerleşim yeriydi. Stratejik açıdan önemli yerde bulunuyordu. Ağdam-Şuşa, Eskeran-Hankendi yollarının üzerinde bulunuyordu. Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından da kolayca işgal edilebilecek bir mevkide bulunan Hocalı bu açıdan savunmasızdı. Savunmasız olduğunun diğer bir göstergesi de o dönemde Hocalı Azerbaycan Askerleri tarafından korunmuyordu.

   O Gece Hocalı

   Hocalı, öncelikle Ermeni askerleri tarafından 1992 yılının 25 Şubatını 26’sına bağlayan gece giriş çıkışa kapandı. Ardından da katliama başlamışlardır. Bir savaş yapacaksanız askerlerle beraber yapın bre Allahsız kitapsızlar… Savaşın da bir onuru vardır. Sivil, yaşlı, genç, çoluk çocuk demeden ortalığı yakıp yıkmanın anlamı ne? O katliamda 83 çocuk, 106 kadın ve 70 civarı yaşlı olmak üzere 613 Türk katledildi. En acısı da hamile kadınlar ve çocuklar da burada adeta kırıp geçirilmiştir.

   Batı Basınından Açıklamalar

   Batı tarafından Ermenilerin yapmış olduğu bu soykırıma karşı çok sert tepkiler geldi. Ama olan olmuştu artık. Bir Ermeni gazetecinin kitabından şunlar yazılmış: “...Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa’ya döndüm. Onlar Haç’ın hatırı için savaşa devam ettiler.”

   Giden canların hesabını kim verecekti. Allah bunları katında karşısına bile almayacaktır bunları. Yerleri cehennem çukurunun dibidir… Bu savunmasız insanlara yapılan işkenceleri buraya yazmaya elim varmıyor… Gerisini siz düşünün artık… Bize düşen şey: kendi haksız sözde mücadelelerini olmayan belgelerle soykırım yaptığımızı söylüyorlar, biz ise haklı mücadelemizi belgelerle dünya kamuoyuna ispatlayamıyoruz. Bunu yapmamız lazım. Bu alçakça vahşeti tüm dünyaya yetkili mercilerin anlatması lazım… Yoksa Ermeniler daha çok haklı çıkar…

   Selam ve dua ile…

   
   İBRAHİM YAVUZ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder