Her şey Hz. Âdem’in oğulları Habil ve
Kabil arasındaki kıskançlık ile başlamıştı. Kabil kardeşi Habil’i kıskanıp onu
öldürmesi ile bir fitne ateşinin yanmasına sebep oluyordu adeta. Bu fitne ateşi
Hz. Peygamber döneminde de vardı, günümüzde de var. Müslümanlar birbirini
katlediyorlardı.
Aynısı bugün dünyanın çeşitli yerlerinde
özellikle de Orta Doğu’da yaşanıyor. Gözü dönmüş, nerede bir yenilecek ekmek
görse oraya saldıran alçak BATI ülkeleri yüzünden ortalığı kan götürüyor.
Bunun sebebi neydi? Neden herkes İslam’a
saldırıyordu. Orada burada suçlu aramaya gerek yok, bunların müsebbibi İslam âleminin
ta kendisidir. Bir bakıyorsunuz kendisini İslam ülkesi olarak niteleyen
devletler birbirinin arkasından iş çeviriyor, Batı ile beraber hareket ediyor.
İşte bu Habil Kabil meselesidir, bu
kardeşin kardeşi vurması demektir. Bugün Suriye’de yaşanan insanlık dramını
hepimiz görüyoruz. Kaç senedir çoluk çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek demeden kanı
dökülmeyen insan kalmadı!
Bunun hesabını nasıl vereceğiz, nasıl
oradaki insanların yüzüne bakacağız? Yıkık binanın altında kalıp da sadece
masum yüzü görünen o çocuğun hesabını nasıl vereceğiz? Kıyıya vuran Aylan
bebeğin hesabını nasıl vereceğiz? Bu insanlık dramının hesabını nasıl
vereceğiz?
O insanlar o kadar vahşetin içinde
memleketlerini, yerini yurdunu bırakıp da buraya mecburiyetten geliyorlar.
Yoksa insan kalkıp buraya neden gelsin! Biz de Ensar-Muhacir anlayışı ile
komşuluk görevimizi yerine getiriyoruz.
Hiçkimse kalkıp da onları niye buraya alıyoruz,
biz kendimize zor yetiyoruz, şimdi onlar gelince işsizlik daha da artacak gibi
söylemlerle yaptığımız iyilik bari boşa gitmesin. Böyle diyenlere cevabım şu?
Ensar’ın malı mülkü çok muydu? Değildi? Bizim de malımız mülkümüz olmayabilir
ancak neyimiz varda bu insanlarla paylaşmamız gerekir.
Yoksa onların gidecek başka bir yeri
yok. Buraya gelmeselerdi bir o kadar daha kayıp verirlerdi. Bunu hesap
edeceksiniz, yoksa hâlâ bizden bir şeyler bekleyen nice mazlum var. Bunu
görmeseler niye elini kaldırıp bizim için dua etsinler, niye bizim için Kâbe’de
hutbede dua etsinler!
Bin yıllık ilişkilerimiz, kardeşliğimiz,
komşuluk ilişkimiz olan bir vatana zaten yüz sene önce ihanet etmişiz. Eğer
bugün bu hatadan dönmez isek insanlığımızdan şüphe etmemiz gerekir. Aksi
takdirde şu lafı çok duyarız:
BİZ ÜMMET DEĞİL MİYİZ?
İBRAHİM YAVUZ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder